Yöneticinin kaynağı: İnsanlar

Yönetici belirli bir kaynakla çalışır: insanlar. İnsanoğlu da kendisiyle çalışmaya kalkışan herkeste belirli nitelikler isteyen benzersiz bir kaynaktır.

İnsanoğluyla “çalışmak” her zaman onu geliştirmek anlamına gelir. Bu gelişmenin aldığı yön insanoğlunun daha mı üretken yoksa nihayetinde üretkenlikten tamamen uzak mı olacağını belirler. Çok güçlü bir şekilde vurgulanamasa dahi, bu sadece yönetilen kişi için değil yönetici için de geçerlidir. Yöneticinin astlarını doğru yönde geliştirip geliştirmesi, onların serpilip daha büyük ve daha zengin kişiler olmalarına yardımcı olup olmayacağını, kendisinin gelişip gelişmeyeceğini, serpileceğini mi yoksa solacağını mı, daha zengin mi yoksa daha fakir mi olacağını, daha iyiye mi yoksa daha kötüye mi gideceğini doğrudan belirleyecektir.

İnsanları yönetmekte bazı beceriler örneğin, bir konferansı yönetmek veya bir mülakatı yapmak öğrenilebilir. Kişi gelişmeye yardımcı olacak uygulamalar yapabilir yöneticiyle astları arasındaki ilişkinin yapısında, terfi sisteminde, kuruluşun ödül ve teşviklerinde. Ama en sonunda, yönetici olmak, insanları geliştirmeyi, becerilerle donatmayı veya görevin önemini vurgulayarak oluşturulamayacak temel bir niteliği gerektirir: Karakter bütünlüğü.

Bugünlerde, bir yöneticinin sahip olması gereken nitelikler olarak, insanları sevmek, insanlara yardımcı olmak, insanlarla iyi geçinmek konularında muazzam bir stres vardır. Bunlar tek başına asla yeterli değildir. Her başarılı kuruluşta insanları sevmeyen, onlara yardımcı olmayan ve onlarla iyi geçinmeyen patronlar vardır. Bu soğuk, sevimsiz ve çok şey isteyen insanlar çoğu zaman herkesten daha çok insan eğitir ve yetiştirirler. Bu kişilere, çoğu sempatik insana hiçbir zaman duyulamayacağı kadar saygı duyulur. Kendilerinden ve başkalarından titiz işçilik isterler. Yüksek standartlar koyarlar ve bunların yerine getirilmesini beklerler. Sadece neyin doğru olduğunu düşünürler ve asla kimin haklı olduğunu düşünmezler. Çoğunlukla kendileri parlak zekâlı insanlar olmalarına karşın, başkalarında entelektüel zekâ parlaklığını hiçbir zaman bütünlükten daha üstün bir vasıf olarak değerlendirmezler. Bu karakter niteliklerinden yoksun olan yönetici ne kadar sempatik, yardımsever, cana yakın, hatta ne kadar işinin ehli ve parlak zekâlı olursa olsun yönetici olmaya uygun olmayan tehlikeli bir insandır.

Bir yöneticinin yaptıkları sistematik olarak incelenebilir. Bir yöneticinin yapabilmesi gereken şeyler öğrenilebilir. Ama bir nitelik vardır ki yönetici edinemez ve göreve beraberinde getirmek zorundadır. Bu nitelik deha değildir: karakterdir.

Kaynak: Peter Drucker – Yönetim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.