10 Adımda Mutsuz İşler Başkanı Nasıl Olunur.
Her üst düzey yöneticinin ana görevi şirketinde bir kültür yaratmak, korumak ve vizyonu çizmektir. Kültürün sürekliliği için de motivasyonun ve mutluluğun varlığı tartışılmaz. Şirketlerin yapısına göre mutluluğu sağlamanın yollan değişebilir, ama ben bu yazımda mutsuz bir ekip yaratmaya doğru koşuyorsanız, bundan emin olmanızı sağlayacağım. Ekibinizi mutsuz eden yönetici misiniz? Aşağıdaki tavırlardan kaçı sizde varsa mutsuz eden yönetici olmaya o kadar yakınsınız demektir.
Kimseyi dinlemeyin ya da “herkesi dinleyin”
“Doğruyu sadece ben bilirim” diyen bir yönetici olmak her zaman çok kötü bir seçimdir. Kurum kültürü yaratmak istiyorsanız, kendi süper starlarınızı yaratmanız lazım. Bunun için de cesaret ve konuşabilme ortamı gerekiyor. Kimsenin dinlenmediği bir şirkette bu kesinlikle bir hayaldir. Aynı şekilde herkesi sürekli dinliyorsanız da ortaya çıkan kaosu sağlıklı yönetebilmeniz mümkün değil. Nasıl mı başa çıkacaksınız? Düzenli bir şekilde şirketin farklı seğmenlerindeki insanlarla konuşarak ve sonucunda ortaya çıkan büyük resme bakıp aksiyon alarak başa çıkabilirsiniz.
Ekibinize geribildirim yapmayın
İnsanlar çoğu zaman en büyük hatalarını farkında olmadan yapar. Yine çoğu zaman bir çığ etkisi yarattıklarını da göremiyorlar. Bunları anlatmak, sonuçlarını paylaşmak, geribildirim yapmak ve bir aksiyon planı çıkartma sürecine girmek gerekiyor. Bunu yapmadığınız takdirde, çalıştığınız insanlar gelişme gösteremeyecekler, siz de sürekli “Etrafım neden aptallarla dolu?” diyerek gezineceksiniz.
Süreç tanımlamaktan kaçının
İnsan psikolojisi kural setleriyle çalışıyor. Sürekli seçim yapmaya bırakıldığımızda performansımız düşüyor. Bu yüzden de beynimiz tanımlanmış süreçlere çok yatkın (kendisi de öyle çalışıyor). Bunu şirket seviyesinde bir akış haline getirmediğinizde, herkes kendi yoğurt yiyişiyle iş yaptığı takdirde bütünlük olmadığı gibi, ekipler arası alışveriş de olmayacak ve sonuçta kaosun en büyüğü patlayacak!
Ekibi değil, “işleri yönetmeye odaklanın”
Sanıyorum, mikro yönetim Türk yöneticilerinin en sevdiği şey olabilir. Her yapılan işin içinde olmaya, kontrol etmeye, fikir beyan etmeye başladığınızda, şirketi kim yönetiyor? Büyük resme kim bakıyor? Hiç kimse… Öyleyse nereye varmaya çalışıyoruz beraberce? Hiçbir yere tabii ki. Bunu engellemek için ekip liderlerini belirleyip onları yönetmeniz ve onların filtresinden geçen noktalarda bir karar merkezi olarak davranmanız gerekir.
Yapılan yanlışları asla konuşmayın!
Bir şey yanlış mı gitti? Hemen üstünü kapatın! Unutun, stres yapmayın, konuşmayın, bir iki ortalıkta bağırın ama çözmeye dair aksiyon almayın. Proje sonrası asla değerlendirme toplantıları yapmayın. Hatalarınızdan öğrenmeyin, ekibinize de öğretmeyin.
Doğru yapılanları asla takdir etmeyin!
Her yanlış olduğunda anında tepki vermenizin, sonrasında da detayını araştırmayıp üstüne örtmenin yanı sıra başarılı ekip arkadaşlarınızı asla takdir etmeyin. Onlara beklemedikleri anlarda ufak sürprizler yapmayın ya da yüzlerine teşekkür etmeyin. Tabii ki tüm bu yapmadıklarınızın zam dönemi zamanı yol, su, elektrik olarak döneceğini de fark etmeyin. Neden ekip kaybı yaşıyoruz diye sormayın sonra…
Prensiplerinizden taviz verin
Şirket kültüründe çok net olan konularda taviz verin, kendi değerlerinize sahip çıkmayın, benzer durumlarda kaldığınızda farklı kararlar verin, bunların nedenlerini açıklama zahmetine girmeyin.
Duygularınızı, özellikle negatif olanları kontrol etmeyin
Ofis içinde bağırış çağırış? Ortak mekânlarda kavga? Ya da odanıza çekip avazı çıktığı kadar bağırmak? Tüm bu duygu taşmalarını “nedense” sadece negatif konularda yaşayın, hiç bir şekilde iyi bir şeyi kutlamayım Başarıları paylaşmayın, kendiniz sahiplenin.
Zor durumda kalınca “Ben yöneticiyim, yaparım” ile kendinizi avutun
Gücün alındığını değil, verildiğini unutun. Motive ve mutlu bir ekip olmadan sağlıklı, verimli bir şirket olmayacağı gerçeğini de unutun. Hata yaptığınızda sadece sizin hata yapma hakkınız olduğuna ve bu gücün de yöneticilik yetkinle beraber gediğine gönülden inanın. Mütevazı olmayın.
Başkalarında kızdığınız her şeyi siz de yapın
Ekibi eleştirdiğiniz ne varsa aynısını yapın. Toplantılara geç kalın, inisiyatifi kullanmayın ya da çok fazla kullanın. Temel iletişim görgü ve kurallarını unutun. Hatta kendi koyduğunuz kuralları esnetin.
Bu 10 maddeyi eksiksiz yaparsanız, emin olun ki çok mutsuz bir ekibiniz olacak.
Asıl soru şu; Şimdi bu yazıyı turnusol kâğıdı olarak kullanma cesaretine sahip misiniz?
Kaynak: Harvard Business Review –Alemşah Öztürk
